|
İnsanın varlık sebebi bilgidir !
Bilimin öncü ve aydınlatıcı işlevi vardır...
Bilgi insanı daha güçlü ve özgür yapar !...
Bilim gerçeğe ulaşmanın aracıdır...
Bilim, gelişmeye açık ve sürekli kendini yenileyen bir olgudur...
Bilimsellikte hiçbir kuram son şeklini almış sayılmaz. Önü açık bırakılır ve yeni veriler elde edildikçe kuramların da geliştirilmesi söz konusu olur.
Kuramlar, tez ve antitezler arasındaki çelişmeyle gelişirler. Bu yönüyle bilimsel gelişme, yeni gözlemler karşısında yetersiz kalan kuramların ayıklanması, yerlerine daha geçerli görünenlerin konulmasından oluşan bitmeyen bir süreçtir.
Bilimsel yöntem;
açık seçiktir,
denetlenebilir,
yansızdır,
eleştiricidir,
düzelticidir,
deneycidir,
seçicidir.
Bilimsel araştırma temelde; arama, öğrenme, bilinmeyeni bilinir yapma, karanlığa ışık tutma, kısaca bir aydınlanma sürecidir.
Bilim, çözülen sorunlar kadar yenilerini de üretir.
Bilginin gelişme sürecinde olması, yeni bir zihinsel tutumu, yeni bir bilimsel anlayışı gerektirmektedir. Bu yeni tutum "açık felsefe" yani kaynaklarından sonuçlarına kadar bilginin her uzanımını eleştirel bir gözle görebilen bir felsefeyi vurgular.
Çağdaş bilimsel yöntem, metafizikten ayrı bir "anlayış", "arama" ve "problem çözme" yaklaşımını benimsemiştir. Bilindiği gibi metafizik, temelde gerçeklerin değişmezliğini savunur, varlıkları değişmez şeyler gibi inceler ve Mutlak Bilginin aranmasıyla uğraşır.
Bilimsel yöntem ile kendini olgunlaştırmış insanın topluma önermeleri açık seçik, deney ile denetlenebilir bilgilerdir.
Bu tür önermeler inanç oluşturmayacağından sağlıklı bir yayılım gösterirler.
Tüm insanlığın birleşebileceği ortak ve reel doğruların bilimsel yöntemle elde edilebileceği açıktır.
Fakat insanları bu anlayışa getirebilmenin zorluğu da ayrı bir gerçektir. Bu bir eğitim ve öğretim sorunudur.
Bilimsel nitelikte olmak, üretilmiş bilgilerin ezberlenmesi değil, aklı bilimsel yöntemler doğrultusunda kullanmak demektir
İnsanların aklına bilimsel formasyon kazandırmak ise eğitim ve öğretim ile gerçekleşebilir.
|