dincerkaratepe.sitemynet.com
ANASAYFA
. . . . . . . .
. . . . . . . . . . .

.




İnsanı yoğuran fiziksel, kültürel ve duygusal malzeme okuma ile kazanılır...

Okumayan, kafa yormayan ve kuramsal bilgi üretemeyen bir toplum gelişmeyen toplumdur

Türk insanının çok büyük bölümü hiç okumuyor ve bunun doğal sonucu olarak da gelişemiyor...

Okumayan toplumların yazgısı tarih sahnesinden yok oluştur !

Türk toplumu böyle bir sonu haketmiyor...

Bir toplum için en büyük facia okuma yazma bilmeyenlerin yüzde çokluğu değil,okuma yazma bilenlerin okuldan çıktıktan sonra artık kitap okumamalarından meydana gelen gizli kara cahilliktir !...


Belirli bir düzeye gelen herkes için,okumak ruhsal bir tutkuya dönüşmektedir.

Bir kere,varlığımız kitaplarla bezendi mi,gerisini tutmayın gitsin.

Gazete,kitap,kültür,sanat gibi araçlar yerine barlarda,pahalı diskoteklerde kişilik arayan doyumsuz,duyarsız gençlik ve onların varsıl analarıyla babaları üzerinde estetik duygu uyandırmak neredeyse olanaksızdır.

Okur kendisi de kitap keşfetmeyi bilmeli...

İnsan daha küçük yaştan başlayarak,kitap okuma alışkanlığına ulaşamamışsa
algılama,
duyuş
ve
düşüncelerini
başkalarına aktarmada da zaman zaman güçlük çekecektir.

Bilme sürecini oluşturan en temel etkinlik okumaktır.

cizgi.gif

Okumak için özür aramayın (eğer ararsanız okumanın,kitabın önünü tıkayan birçok neden bulabilirsiniz)
Mazeret yaratmayın, kendinizi aldatmayın...

Günde 1 saat okusanız 30-40 sayfadan bir düşünce,bir izlenim devşirirsiniz...
Bu hesapla bir yılda 15 bin sayfadan kazanım alır kafanızı beslersiniz.

Bu da yılda yaklaşık 100 kitap demektir.

cizgi.gif


Okuyarak düşüncelerle,yazarlarla,şairlerle kavgasız,
gürültüsüz
söyleşir,
kendinizi çoğaltırsınız.

cizgi.gif

Sürekli gelişen ve değişen dünyada,

ben bilmek,öğrenmek istemiyorum diyen insanların bile

neyi bilmemesi gerektiğini bilmesi bile okumayı gerektirir.

cizgi.gif

NEDEN OKUMUYORLAR :

- Bireylerin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan okuma isteksizliği

- Siyasal baskı ve yasak kitap kavramından dolayı

- Dinsel inançlar nedeniyle kutsal kitap dışında kitap okuma gereksinimi duyulmaması


- Okuma yazma oranının işlevsel düzeyde çok düşük olması

- İnsanların genç yaşta üretime katılma zorunluluğu (özellikle kırsal kesimde)

- Eğitim sisteminin bireylerde bilgiye ulaşma yöntemi olarak araştırma yerine ezberlemeye yönelik bir alışkanlık oluşturması

- Bir de işin psikolojik boyutu var. Genellikle okumayan bir toplumda farklılaşmak ya da çevrelerine ters düşmek kaygısı yüzünden

cizgi.gif

KİTAP ÖNERİLERİ


KİTAP ÖZETLERİ

Kitabın mülk edinilmesinin,bilginin mülk edinilmesiyle bir ilişkisi yoktur

Her zaman kitap satın almak yerine kitabı okuduktan sonra tekrar yerine koyabileceğimiz bir kurumsallığın geliştirilmesi gerekir


Sözlü kültüre dayanmışız

Çağın düşüncesini dillendirmeye yeter mi sözlü kültür...

Uygar insan kitaplı insandır.

Uygarlık kitaplıktır

Söz yazıyla ete kemiğe bürünüyor,kitap insanlığın kılavuzudur...

Kitap okuyarak çağın öncesinin,çağın,hatta geleceğin düşünürleriyle akrabalık kurmak,onlarla beyinsel alışverişe girmek,aldığımız kazanımlarla düşünce dünyamızı zenginleştirmek...

Ve sorumluluk bilincine varmak.


Kitabı düşünce kaynağı olarak algılatacak kültürleşme sürecinin önü kesildi.

Zaman zaman devletin politikası oldu bu tutum.

Bir kesim semirtildi,ötekisi sömürtüldü

Yaşam kavgasına koşullananların kitaba yönelecek hali kalmadı.

Red-Kit okuduğunu söyleyen birini vizyon sahibi,çağ atlatıcı saymamış mıydı aydınlarımız,medyamız...

Robenson Cruzoe'yu devlet başkanı sanan üniversiteli gençler var...


Ekmeği olmayanın tabi ki kitabı da olmaz...



Bu ülkede,okumayana değil,okuyana şaşılır (!)

Bir de okuyanlar var ama içerik yok...

İnsanı daha insanlaştıran kitaplara yönelmedikçe... ne anlamı var bu tür okumanın...

Yıllarca kitaba ilişkin herşey lanetlendi...

Kitapsızlık kurumsallaştırıldı...

Okumak-yazmak tehlikeli bir eylemdi bu ülkede, erdem değil...


Kutsayan gözlerle değil kuşkulu gözlerle bakılır okuyana.

Kitap belalıdır,beladır.

Okuyana acınır...


İnsanlığı yurttaşlıktan kulluğa,birey olmaktan sürünün teki olmaya iten bu kafa yapısı önce kitabın önünü tıkadı...

ASLINDA GERÇEK SORUN :

Ülkemizde kitabın okunmadığı değil,okunması gereken kitapların yeterince okunmadığıdır.

Yoksa promosyonlarla,taksitli satışlarla,ambalajlar içinde,yüzbinlerce okurla buluşturulan ya da cami avlularından başlayarak,dinsel kurumlardan evlere ulaşan yüzbinlerce kitabın önemli bir piyasa oluşturduğunu ve bu kitapların büyük bir kısmının okunduğu da bir gerçektir...

Korkacaksan,kitaptan değil,kitapsızlıktan kork !...



Elime aldığımda çoğunuz
Yeniydiniz
Sizi eskittim

kitaplar_1.gif

Beni yenilediniz






Kitabın herkesi saran güzelliğinden habersiz sığ bir düşüncenin karanlığındayız.

Bir yanda,okuyan,düşünen,tartışan değil de ezberleyen insan tipinin yaratıcısı olan eğitim sistemimiz,bir yanda kitabı suç unsuru olarak gösterenler,kitabı boş zaman uğraşı olarak görenler,kitap yakanlar, yasaklayanlar...

Bu karanlık tabloda,Türkiye'de niçin kitap okunmadığını aslında hepimiz biliyoruz.

Okumanın ya da okunmanın değil de SATMANIN öne geçtiği bir dönemdeyiz !...










kitapokumak.jpg






cizgi.gif

Milliyet Sanat Dergisinin 476.sayısında (15 Mart 2000 tarihinde) beş yüz lise öğrencisi arasında yaptığı bir ankette "Neden okumuyorsunuz" sorusuna verdikleri yanıt geldiğimiz noktanın ürkütücü boyutlarını göz önüne serer. İşte bu anketten birkaç alıntı:

* Okumayı sevmiyorum

* Zaman kaybı olduğunu düşünüyorum

* Okurken uykum geliyor

* Sıkıcı geliyor

* Zaman bulamıyorum

* İçimden gelmiyor

* İhtiyaç duymuyorum

* Kitaplardan dünü öğrenmek yerine,günü yaşamayı tercih ediyorum

* Üşeniyorum

* Gezmek ve eğlenmek okumaktan daha çekici geliyor

* Çevrede kitap okuyan insan sayısı az.Bu beni de okumamak yönünde etkiliyor.

* Okumak yerine spor yapmanın daha faydalı olduğunu düşünüyorum

* Arkadaşlarım,okuyorum dediğimde hep dalga geçtiler benimle.Bu da
kitaplardan soğumama neden oldu.

* Hayatın en sıkıcı olayı olduğunu düşünüyorum ve okumuyorum.Hayatım boyunca da okumayacağımdan eminim

* Sorun kitaplarda.Akıcı kitap sayısı çok az

* Kitapla işim olmaz.En son ilkokulda Pinokyo'yu falan okumuşumdur herhalde.Kitap lafı bile feci bunaltıyor beni

* Mizah dergileri varken...

* Üniversiteye hazırlanıyorum.Değil kitap,televizyon bile seyredemiyorum

* Fazla okumam.Ama yazın sahilde okumayı severdim.Babam bunun artistlik olduğunu söyledi vazgeçtim.

* Kitap okumayı çok pasif bir eylem olarak görüyorum

* Bir ara denedim.Zahmetli bir iş olduğunu anlayınca vazgeçtim.

Az okuyan bir toplumda yaşıyor olmaktan paylarına düşeni alan gençler,kitap okuyan insanlarla dalga geçen bir zihniyet tarafından sindirilmiş gibi.
Aslında sorun kitabı tanımıyor olmaları
Ya da kitabı yanlış anlamışlıkları...

cizgi.gif

Yatarak kitap okunmaz, uyku getirmek yerine uyanık kalmak için kitap okunması gerekir...

cizgi.gif

OKUMAK-YAZMAK-DÜŞÜNMEK

Birbirini tamamlayan,birbirine dönüşen,birlikte oluşturdukları kocaman helezonla insan zekasını hem kucaklayan,hem yeni ufuklara yönlendirip geliştiren üç insansal eylem !
Üçü de zihinsel yoğunlaşma ise her zaman değilse de çoğu kez bedensel devingenliğin yavaşlamasını koşul tutar.

cizgi.gif

Açık zihinle dinlenebilmek ağır işçi göçebenin yabancısıdır.

Dilimiz boş yere mi demiştir.Ayağını sıcak tut,başını serin,bu dünyada bir iş tut,düşünme derin

Halkımızın derin düşüncelerle başı hiç hoş değildir, yalnızlığı da sevmez.

Öyleyse ANCAK YALNIZLIKTA GERÇEKLEŞEBİLEN

DÜŞÜNME - OKUMA - YAZMA üçlüsünü niye sevsin ?


cizgi.gif

yaln_z.jpg

Kitap sevgisi yalnızlığı sevmekle de alakalı...

cizgi.gif

Abuk subuk tanıdıkların,komşuların sohbetlerinden,kahve ve meyhane sohbetlerinden daha sevimsiz değildir kitaplar...


Onlar sizinle kavga etmez,gammazlamaz sizi.

Hiç kıskanç değildirler hep verirler.


En azından,ham geldiğimiz dünyadan insan olarak göçersiniz.


cizgi.gif

Dünyayı değiştiren,ergin dostlarınızla karşılaşacaksınız kitaplarda...


cizgi.gif

Okumak bir sistematiği gerektirir.
Durup dururken,okumuş olmak için kitap satın alınmaz

cizgi.gif

Yalnız olmadığımızı öğrenmek için okuruz,okuyunca yalnız olmadığımızı anlarız...


cizgi.gif

Okunmuyor hiç ama hiç okunmuyor.

Okumayla edinilen lezzetin yeri,başka şeylerle karşılanıyor yıllardır.

Çünkü okumanın sakıncalı bir eylem olduğu günlerden geliyoruz...

En önemlisi de kitapları yüzünden başı belaya girenlerin,kitap sakladığı için cezalandırılanların kitapların suçlusu olmamak için kütüphanesini yakanların acılarına tanık olduğumuz günlerden geliyoruz.

cizgi.gif

Okunanları paylaşmak...karşınızdakinde yankı bulamıyorsan...

o zaman tutku azalıyor,coşku külleniyor,sevinciniz zedeleniyor...

Artık çoğu insan okumadan konuşmayı öğrenmiş durumda.

İnsanı konuşturan bir dönemde bilgiydi, kültürdü,yetenekti.

Bugün ise değer yargıları alt üst edilmiş durumda


Bilgiden, kültürden çok para ön planda !...

cizgi.gif